Ada’da Kültürel Turizm
Adada şimdiye kadar hiçbir sistematik kazı yapılmamıştır. Ancak adada anakara Kapıdağ yarımadasından ayrılmadan önce bazı ilkel toplulukların yaşadığını,avcılıkla geçindiğini,ana kara ile bağlantısı kesilince kendilerine yeni bir yaşam biçimi geliştirdiklerini avcılığı azaltarak tarım,balıkçılık ve besicilikle geçindikleri bazı buluntular sayesinde anlaşılmaktadır. Son yıllarda Avşa kumsallarında bulunan çeşitli çakmak taşı,kemik,ağırşak ve değirmen taşı ile değişik baltalar adadaki iskanın yazılı kaynaklardan çok eskilere gittiği fikrini kuvvetlendirmektedir.
Adanın tüm yüzeyi Neolitik ( İlk Tunç Çağı ) Kalkolitik – Hellenistik ( Roma-Bizans-Osmanlı) çanak çömlek parçaları ile doludur. Bu yüzey buluntularından başka tüm çeşitli roma kapları,mezar stelleri , amphoralar, yazılı kitabe parçaları,sunak,sütun ve gövde parçaları,Bizans Mimari parçaları ev temellerinde veya herhangi bir şekilde bulunmaktadır. Adanın kuzeyinde Çiftlik Mevkii nde tepede ve deniz kenarında kumsala sıra halinde dizilmiş kiremit mezarlar rahatlıkla görülebilecek şekilde İMSİTU durumunda denizin deniz in sahil aşındırması sonucunda ortaya çıkmıştır.
Kukuma sırtında Osmanlı Mezarlığının hemen üzerinde büyük mermer levha örtülü bir roma mezarı ve için deki kemikler kırılarak ortadan kalkmıştır. Belediye binasının yapımı sırasında temel kazısında bulunan İstanbul tipi steller olarak isimlendirilen Roma Stellerine benzer muhtemel bir Trak Stell olan yarısı kırık parça halen muhafaza altına alınmıştır. Buda adanın çeşitli toplumlara ev sahipliği yaptığını gösteren en önemli delilidir.
Manastır mevkiinde deniz içinde 4 metre derinlikte büyük küpler ( Pithoslar ) içlerinde iskeletleri ile durmaktadır. İlk Tunç Çağı Yartan Kültürü Manastır mevkiinde çok yaygındır. Deniz içindeki küp mezarlar ve içinden çıkan adak eşyaları ( piksisler,kapaklar,ağırşaklar) dışında Manastırda açılan 4 metre derinliğindeki bir kuyu içinde 8 adet Yotan Testi ve Ahşapları İn Situ durumunda bulunmuştur. Manastır ve çevresinde Roma ve Bizans Kültür kalıntıları çok fazladır. Denizden çıkan altın,dia,demir ve küpe parçaları da vardır. Örnekler sayılamayacak kadar çoktur.
Buluntuların durumundan Marmara Denizinin en az 3-4 metre yükseldiği veya 4 metre çökeltecek şiddetli bir yer sarsıntısı olduğunu kabul etmek gerekir.





















































